ForumZAR.COM | Forum Sitesi

Forumzar.COM Türkiye`nin en güncel ve kaliteli genel forum sitesi`dir.
ForumZAR'a katılım zahmetsiz ve ücretsizdir!

  • “Ne garip değil mi? Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, sevmediğimiz insanın her doğrusunda bir yalan ararız..”
  • “Biri ölür üzülmezsiniz; sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz. O hırkanın duruşu kalbinize oturur..”
  • "En gülünç olanı da insanların sizi eskisi gibi kullanamadığında değiştiğinizi söylemeleri.."
  • "Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin. Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin."
  • Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzme. Sen kaldırabiliyorsan onlar da kaldırabilir.

TANRI KONUŞMAKTADIR…

Esmee

Forum Üyesi
Katılım
25 Ara 2022
Mesajlar
74
Tepkime puanı
0
Puanları
6
Evet, içimdeki Tanrı’yı konuşturuyorum. Tanrı’nın, sizin tekelinizde olduğunu mu düşünüyorsunuz? Oysa Tanrı’nın sizin tekelinizde olduğunu düşündürerek şeytan sizi keklemektedir. Tanrı belki de O’na inanmadığını söyleyenle birliktedir ama kendinden bihaberdir de Tanrı’dan uzak olduğunu sanmaktadır. O sizi bildiği halde, siz O’nun sizi bilmediğini düşünmektesinizdir. Ama düşünmemektesinizdir, zira düşünseydiniz düşünenin O olduğunu bilirdiniz. Ben Tanrı’ylayım, Tanrı benimle. İyiliklerim O’ndandır, kötülüklerim benden. O iyiliktir. Tanrı konuşur. O benimle, ben O’nunla konuşurum ve O bende benlerle konuşur. Hainsem eyvallah, ceza ise eyvallah. Tanrı bende benimle tüm benlere konuşunca ben hain mi olurum, tecziye mi edilirim? Hayır bu mümkün olamaz. Bilakis bilinmelidir ki; mazlum, mahzun, çaresiz, yapayalnız, hiçbir yerde hiçbir kimsesi olmayan, kimse tarafından sesi duyulmayan, susturulmuş, korkutulmuş, cesareti öldürülmüş, ta ki Tanrı’dan başka tek bir mercisi kalmamış yani Tanrı’ya müracaattan başka tek bir yol bırakılmamış ile Tanrı arasında perde yoktur. İnanıyor musunuz buna? Tanrı inandırır, ama O inandırmadan inanmalısınız, çünkü zamanından sonra inanmanın hükmü olmaz. Bunu bilirsiniz. Kabul etmek istemezsiniz ama bilirsiniz. Tanrı yalancıları sevmez. Ve emin olun bu durumda olanların yani tek merciye çaresizlik içinde varmış olanların etkileşimi, şeyleri dönüştürme gücüne eriştiğinde gelecek olan gelir, çünkü gelecek olan istenen ve beklenmekte olan olmuştur. Beklediğiniz size verilir, çünkü istediğinizdir beklediğiniz. Ve bilinmeli ki, Tanrı’nın cezası ağırdır, acıdır. O ağırlığın altında kalır, o acıyla dağlanırsınız. Tanrı, tek tek ruhların bileşkesi olan birleşik büyük ruhtur. Bir ruh etkide bulunduğu yani harekete geçtiği zaman tüm ruhlar etkileşir yani harekete geçer ve tüm ruhların etkileşimi yani hareketi tamamlandığında, tüm ruhları kuşatan, kapsayan ve onların bütünleşik hali olan büyük ruh harekete geçer yani tepki verir. İşte bu tepkiden korkacaksınız, çekineceksiniz. Kendinizi güçlü mü görüyorsunuz, öyleyse buyurun haddinizi aşabilir, meydan okuyabilirsiniz. Ama her şeyin ve dahi sizin de hatta sizin gibi olan tüm benliklerin de sahibi olana meydan okumak cesaret ister. Tanrı’yı hafife almayın. Bunu deyince kızacaksınız biliyorum ama ciddiye aldığınızı da görmüyorum. Tanrı sözlerinize bakmaz, eylemlerinize değer verir. Çünkü Tanrı duymak istemez, görmeyi diler. Zira O söylediklerini söyleyip söylemediğinize değil, söylediklerini yapıp yapmadığınıza bakar ve ciddiyetinizi orada görür. O içinizdekinin dışınızdaki delilini ister. Ve riyakarlığı hiç sevmez, sevmediklerini de çok iyi bilir ama sevmedikleri, kendilerinin sevilenler olduklarını sanırlar. Onlar sevildiklerini sanırlar ama Tanrı onları yalnız bıraktığında apışıp kalırlar, niye oldu, nasıl oldu diye sorar dururlar. O size vaatlerinin gerçek olup olmayacağını da eylemlerinize bağlar. Bir yerde size verdiği akıl ve irade ile yani düşünebilme ve değiştirebilme gücünüzle özgür eylemler ortaya koymanızı ve eylemlerinizden de sorumlu olduğunuzu söyler. Yüreğinizle dinlerseniz anlarsınız, anlamamanız durumunda O’nu suçlayamazsınız. Tanrı yanlış yapmaz. Suçlanabilir olan yanlış yapabilir olandır. Siz şimdi sanıyorsunuz ki, Tanrı’ya bağlayabiliriz bazı şeyleri. Oysa Tanrı sizi yalancılar olarak damgalamadan önce düşünmeniz ve dönüştürmeniz için verdiklerini kullanmanızı istedi. Kullandığınızı da görmedi. Kullansaydınız, istediğinizi istemeyeceğinizi biliyordu. O yüzden size, sizin, zalim, cahil ve nankör olduğunuzu söyledi de anlamadınız. Çünkü siz zalim, cahil ve nankörler olmadığınızı söylediniz ama zalim, cahil ve nankörler olduğunuzu gösterdiniz. Anlamadığınız için istediniz ve beklediniz. Bulduğunuz istediğiniz ve beklediğiniz oldu ama şaşırıyormuş gibi yapıp sorguladınız. Oysa Tanrı sorgulamadan önce düşünmenizi, anlamanızı ve dönüştürmenizi istemişti. Siz ey zalimler, cahiller, nankörler! Tanrı’yı kandırmaya mı yelteniyorsunuz, kandıramayacağınızı bildiğiniz halde?
 

uuR

Forum Üyesi
Katılım
25 Ara 2022
Mesajlar
463
Tepkime puanı
0
Puanları
16
Paylaşım için teşekkür ederim.
 
Üst Alt